| |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Anasayfa | Site İçi Arama | Firmalar| İlanlar| Suluova Forum| Ziyaretçi Defteri| Sitene Ekle | Yönetim|İletişim | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
HABER KATEGORİLERİSULUOVA BLOKLARYAZAR EDİTÖR GİRİŞİNÖBETÇİ ECZANELERSayaç
|
"Öğrenilmiş Çaresizlik"
Öğrenilmiş çaresizlik kavramı ilk olarak Martin Seligman tarafından ortaya atılmış ve şöyle tanımlanmaktadır: kişinin herhangi bir durumda çok sayıda başarısızlığa uğrayarak, bir şey yapsa da hiçbir şeyin değişmeyeceğini, olayların kendi kontrolünde olmadığını, o konuda bir daha asla başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir. Seligman, teorisini şöyle özetler: "Ne zamanki bir kişi yaptığı hiçbir şeyin bir fark yaratamayacağına inanırsa, çaresizliği ve hiçbir şey yapmamayı öğrenecektir." Bu kavram konusunda en güzel çalışmayı “Her şey seninle başlar “ eseriyle mümin sekman yapmıştır * “Öğrenilmiş çaresizlik, geçmişteki acı deneyimlerden çıkarılan negatif şartlanmaların bugünkü davranışları belirlemesidir. Daha önceki denemelerde karşılaşılan başarısız sonuçları, kendini sınırlayacak şekilde yanlış yorumlamaktır. Öğrenilmiş çaresizlik hepimizin içinde az ya da çok vardır. Hepimiz bir şeyleri defalarca deniyor, yanılıyor, başaramıyoruz. Sonra bir daha yanılmamak için, bir daha denememeyi öğreniyoruz. Bu sırada şartlar değişiyor. Eğer denersek başarılı olabileceğimiz bir hale geliyor ama biz ezberlediğimiz gibi yaşamaya devam ediyoruz. Arazi değişiyor ama bizim zihin haritamız değişmiyor. Böylece başarısızlığı öğrenmiş oluyoruz. Öğrenilmiş çaresizlik ve atalet, insanın potansiyelini kendinden çalıyor. Düşlerimizi çürütüyor. Özgüvenimizi eritiyor, cesaretimizi kırıyor. Aslanı kediye çeviriyor. Kazanmayı değil, kaybetmeye katlanmayı öğretiyor. Öğrenilmiş çaresizlik ve atalet yüzünden başarısızlık bölgesini vatanımız, zirveleri gurbetimiz gibi görmeye başlıyoruz. İçimizdekini söylemeyi değil, kendi kendimize söylenmeyi öğreniyoruz. Sorumluluk almak yerine suçlamaya çalışıyoruz. Başarısızlıkla-rımızın sorumluluğunu dışımızda arıyoruz. Kendi ayakları üzerinde durmayı ve kendi kendine yetebilmeyi beceremiyoruz. Kendinizi aşmak, daha büyük yaşamak isteyenler için bir yol haritasıdır. Sloganınız: Hayatta ya tozu dumana katarsın ya da tozu dumanı yutarsın. Biz Türklerin öğrenilmiş çaresizlik hallerimiz neler? İlkokulda matematiğe çalışır çalışır, geçemeyiz. Sonra 'hoş geldin öğrenilmiş çaresizlik'. Müfredattaki matematik her yıl değişir ama bizim kafamızdaki, matematik değişmez. Matematik 'milli' öğrenilmiş çaresizliğimizdir! Bazılarımız üniversiteye hazırlanıyoruzdur. Kazanıp kazanamayacağımızı hemen görmek isteriz. Hazırlığın daha ikinci ayında hemen deneme sınavlarına girer, kazanabil-eceğimizi görmek isteriz. İstediğimiz sonucu göremeyince, "Zaten kaybedeceğim, bari çok çalışmayayım da emeğim boşa gitmesin!" akıllılığına kaçarız! Öğrenilmiş çaresizlik teorisinin temelinde yer alan ilginç ve kapsamlı bir araştırmanın detayları ve öğrenilmiş çaresizliğin bilimsel temelleri var. SAHTE ÇARESİZLİK VE GERÇEK ÇARESİZLİK Hayatımızda bazen maruz kaldığımız gerçek çaresizlikler ile öğrenilmiş çaresizlik durumu aynı şey değildir. Gerçekten çaresiz olmadığımız halde, çaresiz olduğumuzu sanarak, çözebileceğimiz bir sorunumuzu çözmek için hiçbir şey yapmadığımızda 'öğrenilmiş çaresizlik' yaşıyoruz demektir. O halde kritik nokta, hangi sorunun çözülebilir, hangisinin çözülemez olduğuna karar vermektir. Bir insanın gerçekten çaresiz durumda olup olmadığına karar vermesi pek kolay değildir. Özellikle de çaresiz durumdayken! Fuzuli'nin deyimiyle, "Akıntıya kapılan, kıyıyı yürür sanır." Çaresizlik duygusu yaşayanlar düşünmeli: "Gerçekten çaresiz durumda mıyım, yoksa çaresiz olduğumu mu düşünüyorum? Bütün ihtimalleri taramadan, "Kurtuluş yolu yok!" dememek gerekir. Korkunun kendisi korkulan şeyden daha fazla zarar verir Öğrenilmiş çaresizlik, öğrenme ile korku arasındaki ilişkiyi de açıklar. Öğrenilmiş çaresizlik başarısızlığa uğrama korkusu nedeniyle hareketsiz kalma durumudur. Öğrenilmiş çaresizlik içinde yaşayan kişilerde yoğun bir başarısızlık beklentisi görülmektedir. İnsan niçin denemekten korkar? Kaybetmekten korktuğu için! Çaresizliği öğrenmiş kişiler sürekli, "Bir daha başarısızlığa uğramamak için ne yapmalıyım?" sorusuna cevap arar. Buldukları cevap ilginçtir: "Hiçbir şey yapmamak!" Ama ironik şekilde hiçbir şey yapmamak uzun vadede en büyük başarısızlık nedenidir. Sezen Aksu'nun bir şarkı sözüdür: "Garanticisin, korkuyorsun!" "İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkar" der. Shakespeare. "İnsanlar sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten çekindiği için. Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten ürktüğü için. Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor, dolu dolu yaşamadığı için.” Geçmişteki başarısız sonuçlara takılıp kalmayın. Eğer bizi yaratan sürekli geçmişimize bakarak yaşamamızı isteseydi, gözlerimiz ensemizde olurdu! Geçmişteki başarısızlıkları mızı sürekli gözümüzün önünde tutmak isteseydi, şakaklarımıza dikiz aynası koyardı! Geçmişteki başarısızlıkları ne unutun ne de büyütün. Geçmişin kötü izlerinin geleceğinizi şekillendirmesine izin vermeyin. Öğrenilmiş çaresizlik aklı zayıflatır Öğrenilmiş çaresizlik üç şeyi zayıflatır : Akıl, istekler ve duygular! Öğrenilmiş çaresizlik insanlarda üç önemli yetersizliğe (veya bozukluğa) neden olur: Motivasyonel zayıflama, entelektüel zayıflama ve duygusal zayıflama. 1. Öğrenilmiş çaresizlik yaşayanlar önce tutkularını kaybederler. İstediğini elde etmenin kendi ellerinde olmadığını gören insanlar, kendi isteklerine karşı ilgisizleşirler. İsteyerek yaptıkları davranışlar azalır, mecburi oldukları için yaptıkları davranışlar artar. 2. Öğrenilmiş çaresizlik yaşayanların akılları ve düşünme yetenekleri de zayıflar. Bunun nedeni olaylar karşısında akıllarını kullanmanın sonucu değiştirmeyeceğine inanmalarından dolayı, sorunlarını çözmek için beyinlerini fazla kullanmamalarıdır. Bu yüzden davranışlarının sonuçlarına karşı özensizleşirler. Bu kişiler kendi iradi seçimlerine değer vermezler. Müebbetten hapis yatanların kendilerine "kader kurbanı' demelerinin de nedeni seçimlerinin sonuçlarını görememektir. 3. Öğrenilmiş çaresizlik durumunda yaşayanların duyguları da zayıflar. Uzun süre acı çeken, ondan kurtulmak için çabaladığı halde başaramayan insan, o acıyı kabullenir, onunla yaşamayı öğrenir. Yaşama sevincini kaybeder. 4. Öğrenilmiş çaresizlik canlıları sadece psikolojik olarak değil, biyolojik olarak da çökertmektedir. Bir araştırmada birer dakika arayla kafesine 5 saniyelik elektrik şoku verilen bir kobay farenin, başlarda panik olurken, sekseninci defadan sonra hiç hareketsiz şoku aldığı görülmüştür. 'Acıların faresi' acılardan kurtulmak için çabalamak yerine acıyla yaşamayı öğrenmiştir. Bu deneyde 80. elektrik şokundan sonra farenin biyolojik savunma mekanizmasının bile çalışmamaya başladığı, sadece psikolojik değil, biyolojik olarak bile tepkisizleştiği gözlenmiştir.” (*) Mümin Sekman (Her şey seninle başlar) Galiba, ülkemizde “Öğrenilmiş Çaresizlik” kavramına ruh kazandıran mümin sekman’ a şükran borçluyuz.
Yazdırılabilir
Sayfa |
Word'e
Aktar |
Tavsiye
Et
| Yorum
Yaz
Bu habere toplam 3 yorum yazılmıştır. Sm.Mahmut GÜN
[ 17 Kasım 2009 19:02
]
sayın hocam sizin öğretilerinizle hayatımızı kaliteli hale getirmek istiyoruz.Gurbetten korkup almanyaya gitmedim Ama inanmazsınız 8 sene oldu gurbetteyim.Nemi kazandım memleketime proje yapacak kadar bilgiye iki yabancı dile.Yeni projenizde bürokrat olarak katılmak ve çalıştığım kurumda yardımcı olacağım sizin öğrenciniz olarak İZMİR de hazırım. Saygılarımla eren
[ 08 Temmuz 2009 17:02
]
Sayın Fatih HOCA!
cihangir ACAR
[ 11 Mayıs 2009 09:28
]
bana yenilgi deme,yenilgi yenilgi büyüyen zaferler gördüm.
Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
SON DAKİKA HABERLERİSİTE İÇİ ARAMATakvimEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARİstatistiklerKategori Sayısı = 7Toplam Haber Sayısı = 746 Okunan Haber = 255189 Yorum Sayısı = 746 Toplam Editör =13 |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Tasarım: Uzaynet |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||